Sağlıklı Yaşa Formda Kal
Maximum Kart 
Başımızı ne tarafa çevirsek
haftada beş kilo verdiren, ünlülerin tercihi olan, tek besin türüyle
üç günde zayıflatan diyetler hakkında veya bunları kötüleyen
haberler görüyoruz. Ne şekilde olursa olsun zayıflama kavramı günlük
hayatımızın o kadar içinde ki ister istemez çoğumuzun dikkati
bu konuya çekiliyor ve belki de gereğinden fazla dertlenmemize ve
çabalamamıza neden oluyor. Zayıflama konusunda ciddi bir bilinçsizlik
hakim ve bu da asıl düşünmemiz gereken şeyin "sağlıklı
yaşamak" olduğu gerçeğini arka plana itiyor. Bir beden daha
küçük bir giysinin içine girebilmekten daha önemli şeyler var
aslında ama o kadar katı standartlar dayatılıyor ki mutlaka ince
bir insan olmak gerektiği fikri kafalara kazınmış durumda. Dilediğiniz
formda bir bedene sahip olarak ama öncelikle sağlıklı bir yaşam
sürmeniz için aklınızın bir köşesinde bulunması gereken bazı
ipuçları sunmak istiyoruz size...
Kilo fazlanız var ve bu sürekli
size sıkıntı veriyor diyelim. Fazla kilonun kötü bir şey olduğunu
biz de kabul ediyoruz. Öncelikle metabolizmanın yavaş çalışmasına
sebep olduğu, sağlıklı bir yaşam sürmeyi zorlaştırdığı ve
estetik değerlerimizle çeliştiği için... Kilo fazlalığı, iç
organlarımızın daha fazla çalışmasına ve bedenin daha fazla ağırlık
taşımasına sebep olacağı için gereksiz bir yorgunluğa da sebep
olur. Üstelik şeker, kalp ve damar hastalıkları, kolesterol, yüksek
tansiyon, kireçlenme, kemik ağrıları, halsizlik, cilt sorunları
gibi tatsız durumlara daha açık ve dirençsiz hale gelmek de cabası.
Ama siz siz olun, etrafta gördüğünüz, gerçekçilikten uzak diyet
reklamlarına kapılmayın. Evet belki bir haftada beş kilo vereceksiniz
ama bunun karşılığında yüklü bir bedel ödeyeceğiniz kesin.
Uzun vadeli düşünün.
Vücudumuzun sağlıklı kalabilmesi
için ihtiyaç duyduğu besinler belli iken, dengeli çalışmasını
etkileyecek ve ilerde bunun acısını bir şekilde çıkaracak olan
bu diyetler sonucunda verilen kiloların kat be kat geri alındığı
da kamuoyunun tecrübesi ile sabittir zaten. Zira vücut, gereksindiği
besin ve enerjiden yoksun kaldığı süreyi telafi etmek için hızını
artırır ve diyet bitiminde eski haline geri dönmekte hiç zaman kaybetmez.
Üstelik kısa sürede kilo vermek, vücudun kendi doğal dengesini
de bozar ve ileride başka sağlık sorunları yaşanması kuvvetle
muhtemel hale gelir. Bu nedenle, mucize tabir edilen diyetlerden kaçınmanızı,
ciddi oranda kilo sorununuz varsa mutlaka bir diyetisyenle işbirliği
yapmanızı öneriyoruz. Zira herkesin metabolizmasının işleyişi
ve kilo alış-veriş tarzı farklı olacağı için en uygun ve verimli
diyeti ancak bu şekilde öğrenebilir ve uygulayabilirsiniz. Hem içiniz
hem de bedeniniz daha rahat eder.
Önce zihnen zayıflayın...
Biz burada biraz daha genel doğrulara
bakalım. Biliyoruz ki insanlar zayıflamak için tarifsiz bir istek
duysalar da bu konuda uğraşmayı ertelemek eğilimindedirler. Siz
de bu gruba dahilseniz, öncelikle bu noktayı halletmeniz gerektiğini
hatırlatalım. Çünkü her şeyde olduğu gibi zayıflama konusunda
da aynı prensip geçerli: erteleyerek hiç bir yere varılmaz. Bu nedenle
haftaya pazartesi, önümüzdeki ayın başı, yeni yılın ilk günü
gibi başlangıç tarihleri belirlemeyi bırakın ve sağlıklı zayıflamaya
hemen başlayın. Bunun için yumuşak geçiş yapmanızı öneriyoruz.
Nasıl sevdiğiniz bir insandan ayrı kaldığınızda onu özlüyorsanız
ve nadiren de olsa görüşme imkânı bulduğunuzda rahatlıyorsanız,
zayıflama konusunda da aynı şeyi yapın deriz. Örneğin ekmek ve
tatlıyı hayatınızdan tamamen çıkarıp atarak onları çok özlemek
yerine az görüşmeyi deneyin. Böylelikle duruma daha iyi adapte olursunuz.
Hem bu şekilde düşününce harekete geçmek daha kolay olacaktır.
Dahası, zayıflamak ve sağlıklı yaşamak için hayatınızı lezzetsiz,
hoşunuza gitmeyen yiyeceklerle geçirmek fikri de sizi diyet kavramından
uzaklaştırıyor olabilir; ki böyle bir şey yapmak zaten gereksiz.
Üstelik özellikle damak tadınıza da düşkün bir insansanız zihinsel
olarak böyle bir uzaklaşma yaşamanız çok normal. Dediğimiz gibi,
önemli olan her besin grubundan dengeli miktarda almak. Yağsız ve
tuzsuz salata ile haşlanmış kepekli pirinç yiyerek mutlu olabileceğinizi
sanmıyoruz doğrusu...
Yine her konuda olduğu gibi burada
da inanmak çok önemli. Fazla kilolardan kurtulabileceğinize inanmanın
faydası, sandığınızdan büyük olacaktır. Bilinçaltınıza bu
şekilde mesaj gönderdiğinizde o da sizin için çalışacak ve işinizi
kolaylaştıracaktır, emin olun. Zira bilinçaltı sizin iyiliğinizi
hedefler. Düşünün; birisi size bir şey fırlattığında yüzünüzü
korumak için kolunuzu siper yapmadan önce durumu ölçüp biçer misiniz?
Hayır, neredeyse zihninizden önde giden bir şey vardır burada ve
o da bilinçaltıdır çünkü onun asıl amacı sizi korumaktır. Yalnız
tek kusuru, bilgileri ve mesajları olduğu gibi yutmasıdır. Dolayısıyla
siz olumsuz düşündüğünüzde bunu olduğu gibi kabul eder ve daha
sonra size hatırlatır. Bu demektir ki olumlu düşüncenin faydası
bilimsel olarak kanıtlanmıştır!
İşin fiziksel yanı...
Gelelim yine doğruluğu su götürmeyecek
fiziksel bilgilere... Öncelikle diyet yapsanız da yapmasanız da az
ve sık yemek gerektiğini kabul edin. Biliyoruz, işyerinde bunu hayata
geçirmek kolay değil, günlük karmaşa içinde sık sık yemek yemek
de imkânsız gibi bir şey. Ama yapabileceğiniz şeyler var: kahvaltıyı
mutlaka iyi bir şekilde yapmak, hafif ve lezzetli bir öğle yemeği
yemek, akşam evde yine hafif ve sağlıklı bir akşam yemeği hazırlamak,
aralarda ise yoğurt, meyve, kepekli bisküvi gibi yiyecekler atıştırmak.
Kahvaltı etmeyip sadece kahve içerek, gün boyunca ağzınıza bir
şey koymayarak, yağı tamamen keserek zayıflamayı denediniz ve beceremediyseniz
şaşırmayın; çünkü metabolizma gereğinden fazla yavaşlarsa sağlıklı
zayıflayacak enerjiyi bile bulamaz. Yağ yakmak için de yağa ihtiyacımız
vardır. Yapılan araştırmalara göre, çok fazla diyet ürün tüketmek
de doğru değil çünkü içinden yağı atılan ama bunu telafi etmek
için başka eklemeler yapılan besinlerin de fazlası zarar. Aklınızda
bulunsun.
Akşam yemeği saatini mümkün
olduğu kadar erken tutun. Yatmaya yakın bir saatte yemek, vücudunuza
yapabileceğiniz büyük kötülüklerden biri. Zaten günün sonuna
doğru yavaşlayan metabolizma kalorileri zor yakarken, bir de yatmaya
gittiğinizde nasıl olacağını düşünün ve insaflı davranın.
Çok su içmeniz gerektiğini
hatırlayın. Bu her zaman geçerli ama özellikle diyet yaparken çok
su içmek, yağ yakmayı kolaylaştırır. Yemeklerde de asitli ya da
alkollü içecekler yerine suyu tercih edin. Zayıflamaya çalışırken
özellikle brüksel lahanası, brokoli, yulaf ezmesi gibi lifli besinlerle
su içmek, doygunluk hissini artırır.
Çokça yeşillik, taze meyve,
kararınca şeker, un, tuz ve yağ, kepekli besinler ve tahıl tüketimine
önem verin. Masanın üzerinde bir kasede meyveler bulundurun mesela.
İşyerinde bir tane elma yemeyi alışkanlık edinin. Atıştırmalık
olarak yoğurt yemeyi deneyin. Çantanızda bir avuç fındık veya
ceviz bulundurun. Kesinlikle asansöre binmeyi bırakın. Gün içinde
yürümek için her türlü fırsatı değerlendirin. Bunlar küçük
şeyler olabilir ama önemli olan bu tarzı günlük hayatınıza adapte
etmek. Bu şekilde adımlar atarak hedefinize daha rahat ilerleyebilirsiniz.
Baştan beri vurgulamaya çalıştığımız
üzere, sadece zayıflamak için değil, sağlıklı yaşamak için
de gün içinde her besin çeşidinden dengeli bir şekilde almaya çalışmanız
gerekiyor. Vücudumuzun protein, yağ, karbonhidrat, vitamin ve mineral
ihtiyacını karşılamak için uygun bir beslenme programı yapabilirsiniz.
Bunun için biraz çalışmak gerekecek ama daha sonra bedenen ve ruhen
ulaştığınız rahatlama yeterli ödül olacak, göreceksiniz. Zayıflamak
için ise yapmanız gereken, porsiyonları biraz daha küçük tutmak.
Yapmanız gereken diğer şeylere
gelince...
- Yavaş yavaş çiğneyin.
- Yemek için ayrı bir
ortam yaratmayı ihmal etmeyin. Tek başınıza bile olsanız şık
bir yemek hazırlayın kendinize ve zevkini çıkarın.
- Yemeklerinizi hep aynı
saatlerde yemeye çalışın.
- Şeytana uyup TV karşısında
atıştırmaya dalmayın. Meyve yiyebilirsiniz, ara sıra da yağı
ve tuzu ayarlanmış patlamış mısırdan zarar gelmez.
- Acıktığınız zaman
salatalık veya havuç dilimleri ve peynir yemeyi tercih edin.
- Çok fazla çay ve
kahve tüketmeyin. Özellikle çok şekerli içiyorsanız...
- Buharda ve folyoda
pişmiş yemekleri tercih edin.
- Haftada bir günü
sadece meyve ve sebzeden oluşan mönülerle geçirin.
- Salata ve yoğurt yemeyi
alışkanlık haline getirin.
- Tatlı yemek istediğinizde
akşamı değil, daha fazla enerji harcadığınız gündüz saatlerini
tercih edin.
- Haftada bir iki kere
mutlaka yeşil mercimek, nohut veya soya fasulyesi gibi bakliyatları
tüketin.
- Şekerli ve asitli
içeceklerden ziyade maden suyu, taze sıkılmış meyve suyu, ayran,
domates suyu gibi içecekleri tercih edin.
- Hazır yemeklerden
uzak durmaya çalışın.
- Mayonez yememeye çalışın.
Eğer çok ciddi bir kilo sorununuz
yoksa, ideal kilonuzdan sadece biraz yukarıdaysanız, mantıklı, sağlıklı
ve dikkatli bir diyet yaparak küçük sorununuzu çözmeniz mümkün.
Bunun için öncelikle kesinlikle öğün atlamamanız gerektiğini
bilin. Sabah kahvaltısında iki dilim beyaz peynir, domates, salatalık,
yeşil biber, iki dilim kepekli ekmek, fazla olmamak kaydıyla zeytin
yiyebilir, şekersiz ya da az şekerli açık çay içebilirsiniz. Ara
sıra mısır gevreği ve meyve suyu kombinasyonunu da kahvaltılarınıza
dahil edin. Öğle yemeğinde mutlaka salata, yanında omlet, domates
soslu makarna veya zeytinyağlı sebze yemeği tercih edin. Akşamüstü
bir meyve ya da kepekli bisküvi, yağsız yoğurt yiyebilirsiniz. Akşam
yemeğinde ızgara tavuk veya balık, salata ve haşlanmış sebze ya
da normal bir porsiyon etli sebze yemeği veya bakliyat ile yoğurt
ve pilav yiyebilirsiniz. Yemekten birkaç saat sonra meyve yiyebilirsiniz
ama kesinlikle hemen ardından değil. Elbette bunları çeşitlendirmek
sizin elinizde ama önemli olan porsiyon boylarını abartmamak ve midenizi
yormayacak şekilde yeme alışkanlığını kazanmak. Zaten bu hafifliği
sevecek ve kendiniz için sağlıklı olanı yapma bilincini elden bırakmayacaksınız
bir süre sonra.
Gelelim son olarak egzersize...
Biliyorsunuz sadece zayıflarken değil, her zaman harekete ihtiyacımız
var. Bunu alışkanlık haline getirebildiğimizde yağ ve karbonhidrat
kullanım oranı düzenli olarak artar ve ne kadar enerji alırsak alalım
kilo alma riski minimum seviyede kalır. Zayıflama desteği olarak
egzersiz yapıldığında ilk zamanlarda ciddi bir azalma olmayacağı
için hayal kırıklığı yaşansa da bu çok doğaldır; çünkü
yağ dokusu azalırken yağsız vücut kütlesi artar. Aradan birkaç
ay geçtiğinde ise bu kütle de azalmaya başlar ve değişim hissedilir
hale gelir. Kas kütlesi artacağı için daha fit bir görünüme kavuşmanız
da cabası.