Kullanıcılar içeriği olmayan siteye girmeye zahmet etmiyor.

Weeds

Empire Dergisi

Showtime’ın sloganı “No Limits”. “Weeds” de bu sloganı sonuna kadar sömüren bir dizi. “Banliyolerde torbacılık yapan dul bir ev kadını hakkında komedi”, akl-i selim hiçbir televizyon kanalının bulaşmayacağı bir konu. Akl-i selim hiçbir dizi de “Bush bir savaş suçlusu ve ben savaşa gidip kafamda bir hedef tahtası ile çölün ortasında gezecek, Metallica dinleyip Friends izleyen 12 yaşındaki bir çocuğun, evi bizim bombalardan biriyle kafasına yıkılmadan önce bir arabaya monte ettiği bomba ile havaya uçacak depozitolu bir eşkıya olmak zorundayım” türü bir monologla izleyicisini şok etmez muhtemelen. Weeds, Desperate Housewives’ın yapmak isteyip de yapamadığı her şeyin altından kalkan bir banliyö taşlaması (ki David Lynch bayağı önce o işi halletmişti). Üstelik DH’deki gibi, izleyicisini de dizideki karakterler kadar aptal yerine koyan, duygulu tonlamalarla kafanızı tokatlamaya çalışan bir dış ses kullanmadan. Weeds, bir nevi Wisteria Lane’in retro muhafazakarlığına orta parmak çekiyor.

Weeds, oldukça karanlık bir konusu olmasına rağmen kastingi, matrak hicvi zekice diyalogları ile “komedi” sularında demir atmış durumda. Hayali Kaliforniya banliyösü Agrestic sakini Botwin ailesi, evin erkeğinin ölümü ile kalbi kırık ve borç içinde kalakalıyor. Nancy Botwin, iki oğluna bakmak ve ipoteklerini ödeyebilmek için ot satmaya başlıyor ve bir süre sonra sakinlerinin yarısı esrarkeş gibi görünen Agrestic’in uyuşturucu prensesi oluyor. Rahatları bozulan diğer torbacılar, banliyö anneleri şirretlik performans skalası, Nancy’nin zenci stereotipi olmaktan halsiz düşmüş tedarikçileri ve bolca ilk gençlik sorunları kaynaklı kuşak çatışması kanuya dahil oldukça dizi bir lezzetleniyor ki sormayın.

Ancak ne Nancy’nin ot işine nasıl girdiği ne de kocasının nasıl öldüğü konusunda detay verilmiyor - ki bu tembel yazar sendromu, hikaye arkının bazen havada kalmasına sebep oluyor; izleyicinin para sorunlarına rağmen neden hala hizmetçileri olduğunu ya da o kocaman evde oturmaya devam ettiklerini sormasına engel olunamıyor. Tembel yazarlar, Nancy’nin tek boyuttan bile boyutsuz karakterini, artistik bir seçimmiş gibi yutturmaya çalışıyorlar sanki.

Proje, önce HBO’ya gitmiş ancak kanal, çocuklar ve uyuşturucunun bu kadar birlikte işlendiği bir diziden tırsmış. Oysa uyuşturucu mevzusu ancak bir yere kadar diziyi sürükleyebilir, asıl entrika uyuşturucunun katalize ettiği ilişkilerden geliyor. Birilerinin kafası iyi ortalıkta göründüğü pek az sahne varken ailesini ayakta tutmaya çalışan bir kadının göründüğü sahneler oldukça yoğun. Komik anlar da tabii ki durum komedisi değil, diyalog kaynaklı.

Karar: Weeds, ne komedi, ne dram, ikisinin vahşice karışımı bir kara dizi. 30 dakikalık çıtır süresi ile alışkanlık yaratıyor. Bu “esrarengiz” diziye bağımlı olma, 10 bölümlük tüm zulayı bir günde tüketme ihtimaniz yüksek. Sosyal tiryakilik tabii canım! “Munchies” ihtimaline karşı abur cuburları hazırda bekletin.