Yüksek Motivasyon Sağlamak İçin İpuçları
http://www.akarma.com.tr/ 
Motivasyon, organizmayı belli
bir davranışa iten, bu davranışın ne kadar güçlü ve etkili olacağını
belirleyen, sonrasında davranışın devamını sağlayan çeşitli
iç ve dış sebepleri ve bunların nasıl bir mekanizma ile işlediği
ile ilgili bir kavramdır. "güdülenme" olarak da tanımlanan
motivasyon, son zamanlarda her konuda en sık duyduğumuz ifadelerden
biri haline gelmiş ve günlük dilde yerini almıştır.
Motivasyon sağlayıcılar, yani
motivler, hedefe yönelik bir davranış için gerekli süreci başlatır,
ilerlemesini sağlar ve devamını getirirler. Bir diğer deyişle motivler
davranışı yönlendirirken, bir yandan da organizmayı daha canlı
ve hareketli tutar.
Görsel hedefler:
Elde etmek istediğiniz ne olursa olsun, onu gözünüzde canlandırın
- görselleştirin. Hedefinizle ilgili resimler bulun ya da kendinize
hedefinizi hatırlatacak bir görsel şablon hazırlayın. Örneğin
gitmek istediğiniz tatil yerinin bir resmine kendi fotoğrafınızı
yapıştırabilirsiniz! Bunu sıkça görebileceğiniz bir yere asın.
Almak istediğiniz otomobil, ulaşmak istediğiniz kilo... Bunların
resimlerine bakmak size ne istediğinizi hatırlatacak ve bilinçaltınıza
kuvvetli sinyaller gönderecektir. Ayrıca hedefinizi görsel hale getirmek,
motivasyonunuzu korumanıza yardımcı olacaktır.
Yazılı anlaşmalar:
Araştırmalara göre insanlar ne yapmak ve neye sahip olmak istediklerini
ve nedenlerini yazarlarsa, hedefleri hakkında sadece bir şeyler anlatanlardan
daha başarılı oluyorlar. Bir şeyi yazıya dökmek, kişiye psikolojik
güç sağlıyor. Bu, yazılı listeler yapmanın neden işleri yalnızca
zihnimizde sıralamaktan daha önemli olduğunu açıklıyor. Yazılı
anlaşmalar her zaman daha güven vericidir. Bu psikolojik şartlanmanın
bizi daha motive ettiği de bir gerçek. Yani kendimizle yazılı bir
anlaşma yapabiliriz. Bu anlaşmada ne yapacağınızı, işi ne zaman
tamamlayacağınızı, kendinizi nasıl ödüllendireceğinizi açıkça
belirtin. Anlaşmanızı her sabah ve her akşam okuyun. Eğer amaçlarınız
çok küçük ya da çok büyükse, onları yenileyin. Hedefinize ulaşmak
istemenizin nedenlerini sıralayın; bu nedenler ne kadar fazla olursa
motivasyonunuz da o kadar artar. Anlaşmanızı gerekirse tekrar yazın
fakat hedeflerinizi motivatör olamayacak kadar küçük tutmayın.
Ödül:
Herkes işini iyi yaptığında ödül almaktan mutlu olur. Yapmamız
gereken işi bitirdiğimizde de ödül alabiliriz. Ne yazık ki, etrafımızda
her zaman bize bu desteği verecek kimse olmayabilir. Sırtımıza vuracak,
iyi işti diyecek, teşekkür edecek birileri her zaman motivasyon sağlayıcıdır.
Etrafımızda bazı otorite figürleri vardır ve ne yaptığımızın
farkında olmazlar, ya da bunu umursamazlar. Eğer sizin de durumunuz
buysa muhtemelen hayal kırıklığına uğramışsınızdır. Kendinize
vereceğinizi ödül dışardan gelecek olanla bir olmasa da, yine de
motivatör görevi görür ve sizi mutlu etmeye yeter. Bu ödül sistemini
daha etkili kılmak için, gerçekten istediğiniz şeyleri ortaya koymalısınız.
Ayrıca ödülün büyüklüğü işin büyüklüğü ile de doğru
orantılı olmalıdır. Garajınızı temizlediniz diye yeni bir araba
almak bu anlamda uygun değildir. Bitirmeniz gereken işi tamamladıktan
sonra sevdiğiniz kitabı bir saat okumaya hakkınız olmasından bahsediyoruz.
Yazılı anlaşmanızda tamamladığınız
işlerin yanına X işareti koymak, olumlu hissetmenizi sağlar. Kendinizi
ne kadar sıklıkla ödüllendireceğiniz, ne kadar demotive olduğunuza
bağlıdır. Eğer işi yapmak için motivasyonunuz çok eksikse, yanına
X koyduğunuz her adımda küçük bir ödül alabilirsiniz. Sonuçta,
eğer kendinize bir ödül sözü verirseniz, bunu tutun. Eğer işi
tamamlar ve kendinize söz verdiğiniz ödülü almazsanız, bir dahaki
anlaşmanız aynı motivasyon gücünü taşımayacaktır.
Elbette bu teknik başkalarını
motive etmekte de etkili olabilir (eşiniz, arkadaşınız, çalışanınız,
çocuğunuz). Fakat burada dikkat etmeniz gereken, ödülün karşıdaki
kişinin istediği bir şey olmasıdır.
"Miş gibi"
davranmak: Gülümsediğimizde işler daha iyi gider mi? Aslında
bunun doğruluk payı büyüktür. Güne karanlık bir ruh hali ile
başladığımızda, küçük bir gülücük olumlu büyük bir adım
attığımızı gösterir. Beden dilimizin ruh halimizi yansıttığı
açıktır. Pek çok insanın bilmediği, beden dilimizi, ruh halimizi
düzeltmekte kullanabileceğimizdir. Zira bedenimizi ile ruh halimiz
birbirine bağlantılıdır. Bunu denemek için yüzünüze gülen bir
ifade yerleştirin, dik durun ve bu haldeyken olumsuz bir şey düşünmeye
çalışın. Başarılı olamadığınızı göreceksiniz. Tam tersini
denediğinizde de yine aynı sonuçla karşılaşacaksınız. Bu nedenle
kendinizi kötü hissettiğiniz zaman minik bir gülümseme ve güvenli
bir duruş, kendinizden daha emin hissetmenize ve olumlu bir ruh haline
geçmenize yardımcı olur. Önceleri bunun yapmacık oluşu canınızı
sıkabilir. Fakat zaman geçtikçe doğal hale gelmesi ve kişiliğinizin
parçası haline dönüşmesi kolaylaşır. İstediğiniz gibi bir insan
olmaya doğru bir adım attığınızı hissedersiniz. Biraz zaman ve
sabır isteyen bu davranışın işe yarayacağını göreceksiniz.
Hedefine ulaşmış kişileri
model almak: Başarılı olarak nitelendirdiğimiz kişiler, hedefledikleri
noktaya ulaşmış olan kişilerdir. Bu hedef bir şirketin genel müdürü
olmak ya da hayvancılık yapan bir çiftliğe sahip olmak olabilir;
hedef ve başarı kavramı her insanın anlayışına göre değişir.
Sizin hedef ve başarı algınıza yakın kişileri örnek olarak alır
ve onun attığı adımları kendinize göre modellerseniz, zaman içinde
daha rahat hareket ettiğinizi göreceksiniz.
Motivasyonunuzu artırmak için
bunların yanında yapabileceğiniz diğer şeyler:
* Motivlerinizden çevrenizdekilere bahsedin. Bu daha iyi düşünmenizi
sağlar.
* Hedeflerinizin değerlerinizle çelişmemesine dikkat edin. Kendinizle
çelişen hedeflere ulaşmaya çalışmak, gerekli motivasyonu sağlamayı
güçleştirir.
* Alt hedefler oluşturun. Gerekirse günlük planlar yapın. Yaşamınızı
planlamayı öğrenin.
* Karşınıza çıkacak engelleri belirlemeye çalışın ve bunlardan
kaçınmak için planlar geliştirin. Uzun vadede sonuca ulaşmanızı
engelleyecek küçük sorunların sizi engellemesine izin vermeyin.
* Öngörebildiğiniz tüm engelleri, bunlardan kaçınma yollarını,
isteklerinizi, bahanelerinizi listeleyin. Bu engelleyici güçleri araştırın,
onların önlediği şeyleri başka hangi yollarla elde edebilirsiniz
bulmaya çalışın. Değişime karşı direnmenize neden olan korkuyu
ortaya çıkarın ve onunla başa çıkmayı öğrenin.
* Öncelikli hedeflerinizi kesin olarak belirledikten sonra artık kararınız
üzerinde düşünmekten vazgeçin. Harekete geçin.
* Kendinizi tüm kalbinizle hedeflerinize adayın.
İnançlarımız, yaşamımızı
düşündüğümüzden daha da fazla etkiler. Bir işi yapamayacağımızı
ya da bir hedefe ulaşamayacağımızı düşünmek ve bu inanca kuvvetle
sarılmak, sonucun gerçekten de böyle olmasına yol açar. Bunun en
büyük nedeni, bu şekilde düşünerek bilinçaltımıza çok kuvvetli
mesajlar gönderiyor olmamızdır. Bir konuda başarılı olmadığımızı
düşünerek, aslında kendi önümüzü tıkadığımızı farketmeyiz
bile. Oysa başka insanların yolumuza çıktığını ya da dış faktörlerin
bir işi başarmamıza engel olduğunu düşünmek ve buna teslim olmak
yerine, öncelikle kendi zihnimizde hedefe ulaştığımızı görmeliyiz.
Ancak bu şekilde bilinçaltımız olumlu yolda yürüme emrini yerine
getirmek için çalışmaya başlar.
Hedef belirleme, motivasyon sağlamanın
ilk basamağıdır. Hedef belirlemeyen kişilerin neye motive olacaklarını
kavramaya çalışmaları, gereksiz bir efor kaybına neden olacaktır.
Bu nedenle, kendimizi motive edebilmek için öncelikle kesin hedefler
belirlememiz, sonra da bazı davranış ve düşünce tarzlarını yaşamımıza
yerleştirmemiz gerekir:
* Zihninizde bir hedefe ulaştığınızı
canlandırmak, bunu gerçekten olmuş gibi hissetmek, o zaman yaşayacağınız
duyguların yoğunluğunu anlamak, size motivasyon sağlama yolunda
sandığınızdan daha da fazla yardım edecektir. Kendinizi, hedefinize
ulaştığınız zamanda ve konumda görmek, siz farkında olmadan daha
istekli çalışmanızı sağlayacaktır.
* Pozitif hedefler, daima negatif olanlardan daha etkilidir. "Kilo
vermek istiyorum" yerine "Zayıf bir insan olmak istiyorum",
"Artık toptan daha az korkacağım" yerine "Bu oyunda
50 sayı yapacağım" demek daha olumlu sonuç verir.
* Kendiniz için plan yapmak her zaman önemlidir. Hedef ve önceliklerinizi
belirlemek, gerekirse bunları bir kağıda yazarak her zaman görebileceğiniz
bir yere asmak, çalışma programı yapmanızı kolaylaştırır. Tamamladığınız
her işin üzerine çizmek, doğru yolda ilerlediğinizi size hatırlatır.
Bunun için, ana hedefinizi belirledikten sonra bunu mantıklı parçalara
ayırarak yazmanız, tamamlanan işleri görmenizi kolaylaştıracaktır.
Yarım kalmış bir işin ise kimseye bir faydası olmaz.
* İşe erkenden başlayın. Zaman konusunda rahat olmak, motivasyonunuzun
düşmesini engeller. Üstelik ne kadar erken başlarsanız, işlerinizi
yetiştirmek ve olası aksilikleri çözümlemek için o kadar vaktiniz
kalır ve siz de daha az kaygılanırsınız.
* Yanlış yapmaktan korkmayın. Zihninizde her zaman olumluya yer verin,
ancak hataların hep var olacağını da hatırlayın. İstenmeyen sonucun
neden ortaya çıktığını iyice analiz etmekten korkmayın. Bu belki
canınızı sıkabilir, ama bir dahaki sefere aynı şeyi yaşama olasılığınız
çok azalır. Hatalardan ders çıkarmak denen şey budur, böylelikle
motivasyonunuzu kaybetmezsiniz.
* Olumlu düşünün ancak aşırı mükemmeliyetçi olmayın. Hedeflerinize
ulaşmayı daha çok kendinize olan saygınızla ilgili olarak görün.
* Kendinize gerçekçi hedefler belirleyin. Hedeflerinizi yüksek tutmak
iyidir, ama başaramama olasılığınız büyük olan bir hedef belirlemeniz,
daha sonra motivasyonunuzun düşeceğine önceden işaret etmektedir.
Bunun yerine doğal yetenekleriniz ve ilgilerinizi barındıran hedefler
belirleyerek, başarı ve dolayısıyla bir sonraki adım için motivasyon
sağlama şansını da yükseltmiş olursunuz.
* Kendinizi iyi hissettiğiniz bir zamanda, iyi ve başarılı bulduğunuz
yönlerinizi bir kağıda yazın. Kötü hissettiğiniz zamanlarda bunu
okumak size olumlu olma gücü verecektir.
* Duygular kişiden kişiye kolaylıkla aktarılır. Hiç farkına varmasak
bile, karşımızdaki kişinin ruh hali bizi de etkiler. Bu nedenle,
motivasyonunuz azaldığında ve kendinizi kötü hissettiğinizde,
olumlu bir ruh hali içinde bulunan birinin yanına gidin ve onunla
biraz zaman geçirin. Başka şeylerden bahsedin, zihninizi boşaltın
ve karşınızdaki kişinin duygu durumundan etkilenmek için kendinize
izin verin.
* Hedefinize ulaşma konusunda kendinizi her şeye rağmen çok umutsuz
ve kötü hissediyorsanız, bu kez de olabilecek en kötü şeyi hayal
edin. Uğradığınız başarısızlığı, bunun sonucunda kendinizi
nasıl hissedeceğinizi, başınıza neler geleceğini, nasıl duygular
içinde olacağınızı tüm gerçekliğiyle zihninizde canlandırın.
Tüm olumsuz olayları ve duyguları hissetmeye devam ederseniz, zihniniz
bundan sıkılacak ve bir süre sonra bu şekilde düşünmemeye başlayacaktır.
İşte o zaman bilinçaltınıza yeniden olumlu mesajlar gönderme gücünü
kendinizde bulabilirsiniz.